Kıbrıs Barış Harekâtı Kıbrıs Türk Halkı için katliamın, baskının ve tecritin sona erdiği milattır.

By 0 Comment

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümünde, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenlerine katılmak için KKTC’nin başkenti Lefkoşa’ya giden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Dış ilişkiler Başkanı Zafer Sırakaya AK Parti Genel Başkan Vekilleri Efkan Ala ve Mustafa Elitaş ile Ulusal Birlik Partisi’ni (UBP) ziyaret ederek Başbakan Ünal Üstel ve UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu ile bir araya geldi.

AK Parti heyeti daha sonra Boğaz Şehitliği ve Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ın Lefkoşa’da bulunan anıt mezarlarını ziyaret etti.

Sırakaya Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü nedeniyle sosyal medya platformu X`ten yaptığı açıklamada Kıbrıs Barış Harekâtının Kıbrıs Türk Halkı için katliamın, baskının ve tecritin sona erdiği milat olduğunu kaydederek şöyle devam etti;

Adayı Türklerden temizlemek için planlanan “Akritas Planı” Kıbrıs Barış Harekâtı ile bozularak Kıbrıs’ın Yunan adası haline gelmesini arzulayan “Enosis” taraftarlarının kanlı emelleri ebediyen sona ermiş ve 50 yıl önce Kıbrıs sorunu Türk tarafı için çözüme kavuşturulmuştur.

Harekât kararını alan merhum Başbakan Bülent Ecevit’i,merhum Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı,tüm zorluklarına rağmen harekâtı büyük bir başarıyla icrâ edip zaferle sonuçlandıran Genelkurmay Başkanı Semih Sancar’ı, bağımsızlık mücadelesinin öncü isimleri Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ı saygı,minnet ve rahmetle anıyoruz.

Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinde omuz omuza çarpışan Mehmetçik ve mücahitlerimizi, harekâtın isimsiz kahramanlarını ve gazilerimizi şükranla ,şehitlerimizi rahmet ve dua ile yâd ediyoruz.

Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından dile getirilen ,uluslararası kamuoyunun Kıbrıs Türk tarafına uyguladığı ambargolar ve Kıbrıslı Türklerin haklarının görmezden gelinmesi küresel adaletsizliğe en büyük örnektir.

50 yılı aşkın süredir devam eden müzakere sürecinde ,Türk tarafının yapıcı tutumuna rağmen Rum tarafının uzlaşmaz tavrı nedeniyle sonuç alınamamıştır. Kıbrıslı Rumlar Avrupa Birliği üyeliği ile mükâfatlandırılırken Kıbrıslı Türkler haksız izolasyon, kısıtlama ve ambargolara maruz bırakılmıştır.

Tüm platformlarda savunucusu olduğumuz iki devletli çözüm önerisi , Akdeniz bölgesinde istikrar ve kalıcı barışı sağlayacak yegâne yoldur.

KKTC’nin uluslararası toplumun bağımsız ve eşit egemen bir üyesi olarak hak ettiği yeri alması için Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak tüm platformlarda elimizden gelen gayreti göstereceğiz.

Adanın 3 garantör ülkesinden birisi olarak Kıbrıs Türkü’ne yönelik her türlü ayrımcılık, baskı ve yıldırma politikalarına karşı mücadelemiz devam edecektir.